Sevgi Şelalesi Dev Adam:
Stephen Turoff ile Bir Şifa Yolculuğu

Stephen Turoff, yılın belirli dönemlerinde Bilgi Paylaşım Merkezi’nin davetlisi olarak Türkiye’ye gelirdi. Ben de bu özel ziyaretlerde onun çevirmeni olarak yanında yer alırdım. Paylaşacağım bu notlar, 2015 yılındaki bir buluşmamızdan bugüne ışık tutan anılardır.
Takip edenlerin bildiği üzere, birkaç yıldır dünyaca ünlü şifacı Stephen Turoff İstanbul’a geldiğinde ona çevirmen olarak hizmet ediyorum. 31 Temmuz – 2 Ağustos 2015 tarihleri arasındaki bu üç günlük deneyim, benim için her saniyesi ayrı bir eğitim gibiydi. Farklı sosyal sınıfların, mesleklerin, statülerin ve kimliklerin kaybolduğu; herkesin sadece “sağlık” niyetiyle bir araya geldiği bu eşsiz ortamda, aralarda öyle güzel bilgiler dökülüyor ki…
Ruhsal yolculuğunuza katkıda bulunması dileğiyle, bu kadim bilgileri kesitler halinde sizler için derledim.
Şifa, Maneviyat ve İlahi Sevgi
Stephen, seanslarını çoğunlukla ezan sesini dinleyerek gerçekleştiriyor. Daha önce Hintçe müzikler kullandığı da olmuştu ancak bu kez ezana, İngilizce bir ilahi eşlik ediyordu:
“Who is Rahman? Allah. Who is Rahim? Allah. He gave us life… He gave us love…”
(Rahman kim? Allah. Rahim kim? Allah. O bize hayat verdi… O bize sevgi verdi…)
Çalışmalar sırasında şifaya dair sorulan sorulara verdiği yanıtlar ise oldukça sarsıcıydı:
Soru: “Bu şifanın dinle, yani İslam ile bir ilgisi var mı?”
Stephen: “Sadece tek bir Tanrı var, O’nun adı da Allah!”Soru: “Ben de şifacı olmak istiyorum. Nasıl olabilirim?”
Stephen: “Şifacının kendisi olmadığını bilen herkes şifacı olabilir. Tanrı bizim içimizde ve dışımızda. ‘Ben şifa yapıyorum’ demeyi bıraktığın an, şifa yapmaya başlayabilirsin.”
Beden, Değerler ve Sağlıklı Yaşam
Stephen Turoff, sadece ruhsal değil fiziksel dengeler üzerine de önemli hatırlatmalarda bulunurdu. Kilo problemi olanlara yaklaşımı çok netti:
“Allah ‘Yaşamak için yiyin, yemek için yaşamayın’ diyor. İnsanlar kilosu fazla olduğunda diyet yapmaları gerektiğini düşünürler. Hayır! Sadece ne yediklerini gözlemlemeleri gerekiyor. Hormonal bir problemin yoksa, sadece düzgün bir şekilde yiyerek kilo verebilirsin.”
Bedensel kaygılarla gelenlere ise gerçek değerin nerede olduğunu şu cümleyle hatırlatırdı: “Bir kişi bedeniyle erkek olmaz; değerleriyle olur.”
Zihin, Ego ve Duygusal Hassasiyet
Özellikle profesyonel şifacılar ve terapistler için ego en büyük engeldir. Bir psikoloğun enerji terapisi hakkındaki sorusuna Stephen’ın cevabı çok sert ve netti: “Evet, ‘ben’ demeyi bırak. Şimdi konuşan senin egon. Egonu kes!”
Duygusal yoğunluk yaşayanlar ve zihnini durduramayanlar için önerileri ise şunlardı:
Hassasiyet Üzerine: “Çok duygusal olduğun için kötü şeyleri çekmiyorsun; sen sadece hassassın ve bu hassasiyeti nasıl kullanacağını bilmiyorsun. Dünyadaki en büyük adamlar (Muhammed, İsa, Musa) hassastı; yoksa o mesajları nasıl alabilirlerdi?”
Zihin Kontrolü: “Zihninizi Allah’a sabitleyin!”
Sevginin Gücü: “Allah’ı sevin. Canınız acıyana kadar. Canınız acıyınca O’nu daha çok sevin.”
İnsani Değerler ve Yaşamın Döngüsü
Stephen Turoff’un dünya görüşü, tüm dinlerin ötesinde evrensel bir insanlık onuruna dayanır:
“Benim dinim yok. Benim dinim; hakikat, sevgi, bilgelik, onur ve şefkattir. Dininizi yaşayın. Müslümansanız iyi bir Müslüman olun. Yahudi iseniz iyi bir Yahudi olun. Önemli olan bu!”
Ölüm ve doğumun bir döngü olduğunu vurgularken, peygamberlerin de birer insan olduğunu ve her günün herkes için eşit doğduğunu hatırlatır:
“Ölmek için doğarız ve doğmak için ölürüz.”
“Ben Tanrı’ya inanmıyorum. O’nu biliyorum. O’nu biliyorum.”
Kaynak ve İletişim
Stephen Turoff hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz İngiltere’deki resmi web sitesini ziyaret edebilirsiniz: www.stephenturoff.com
Yeni çevirilerle sizinle de görüşmek üzere…
Serpil Ata



