Organizasyon Konstelasyonları

Nedir?

Organizasyon Konstelasyonları, 1990’larda, Bert Hellinger’in daha önce geliştirdiği Aile Konstelasyonları’nın bir kolu olarak Gunthard Weber öncülüğünde ortaya çıkmıştır. Günümüzde bu yöntem Avrupa ve Amerika’da yaygın olarak kullanılmaktadır.

“Konstelasyon” kelimesi Hellinger’in kullandığı Almanca kelimenin Türkçe uyarlamasıdır ve “Bir sistem içerisindeki öğelerin birbirine göre konumu, durumu ve birbirinden etkileşimi”ni ifade eder. “Organizasyon” kavramı kurum, kuruluş, şirket ya da düzenli bir grubun üyelerinin tamamı için kullanılır.

Sistemik bir yaklaşımdır. Birbiriyle ilişkili öğeler bir sistem oluşturur ve bir öğedeki değişiklik bütünü değiştirir. Ve her sistem sistemik yasalara göre çalışır. Çalışmada danışanın sistemiyle çalışılır. Sistemi oluşturan parçalar bireysel ya da grup olarak temsil edilir. Amaç, konu ile daha bütünsel çalışmak için daha büyük bir resmin görülmesine destek olmaktır.

'Aile Konstelasyonları ile Benzerlik ve Farklılıklar'

Organizasyonda çalışmış ve çalışan tüm insanlar, kurucular, müşteriler ve tüm ortaklar bir ortak enerji alanı oluştururlar ve aileye benzer. Organizasyonlarda da ailede olduğu gibi herkesin kendi yerini kabul etmesi esastır. Düzen takip edilmezse huzursuzluk ve gerginlik yaşanır.

Bir organizasyonun (şirketin, STK’nın, grubun vs) kurucusu, sistemin annesi ve babası gibidir. Her organizasyon insanlardan ve doğal olarak onu oluşturan insanların beraberlerinde getirdikleri kendi sistemlerinden oluşur.

Organizasyon sistemleri aile sistemlerine benzemek ile birlikte farklılıklar aşağıdaki gibidir:

Kişi, aileye doğuştan bağlıdır ve öldükten sonra da bağlı kalır. Ancak organizasyona olan bağlılık seçim ile olur ve geçicidir, o yüzden bu sistemler çok daha karmaşıktır.

Sistemin bir üyesinin fonksiyonu daha az tanımlanmıştır ve değiştirilebilir.

Organizasyonel Konstelasyonlarda çözümler ve çeşitli olasılıklar test edilebilir.

Organizasyonel Konstelasyonlar daha az duygusaldır.

Organizasyonel Konstelasyonlarda bir çözüm bularak bitirmek çok önemli değildir. Daha çok bir değişimin başlangıcı gibidir. Çözümden ziyade, gidilecek doğru yönü bulma yöntemidir.

Çözümü sadece danışan bulabilir.

Temel İlkeler

Organizasyon sistemlerinde geçerli 3 temel ilke bulunur:

  • Aidiyet: sistem içinde herkes sisteme dahildir ve herkesin ait olma hakkı vardır. Sağlıklı bir organizasyonun tüm üyeleri tanınır ve hissedilir; mevcut olanlar, özellikle organizasyonun büyümesi veya hayatta kalmasına özel katkı sunanlar.
  • Düzen: sistem içinde belirli bir düzen vardır ve çok değerlidir. Bu düzen, kıdem, uzmanlık ya da işlevsellik açısından değişebilir. Bütün unsurlar uygun çerçeveye oturtulduğunda kaostan ve aşırı yüklenmelerden kaçınılır.
  • Denge: üyeler aynı miktar veya kaliteyi sağlamasalar da taraflar arasında bir denge algısı olmalıdır. Yeterli dengenin sağlanması, şirketin ihtilaflı durumlarda uyumu sürdürmesine yardım eder.
İlke İhlalinde Neler Olabilir?

Herhangi bir sebeple bu prensiplerde ihlaller olursa organizasyonun bugününü ve geleceğini etkileyen belirli dinamikler oluşur.

  • Organizasyonda birileri bir başkası adına bir şey taşıyabilir.
  • Sistemde dışlanmış, yok sayılan biri takip edilebilir.
  • “Senin yerine ben yaparım” diye hissedilebilir.
  • Bir çalışan kendini pozisyonundan daha üstün hissedebilir.
  • Bir departman çalışanlarını sürekli gerekçesi olmaksızın kaybedebilir.

Bozulan dinamikler güç kaybı, lider eksikliği, hedeflerin tutturulamaması, çok fazla personel değişimi, departmanlar arası çatışmalar vb gibi semptomlar halinde kendini ifade eder.

Organizasyon sistemine kimler dahildir?
  • Kurucular: Şirketin nasıl ve kimler tarafından kurulduğu önemlidir. Şirketin kuruluşunda katkısı olup da sonradan unutulan var mı?
  • Yatırımcılar
  • Hissedarlar
  • Yönetim Kurulu
  • Yönetim
  • Departman Müdürleri ve Departmanlar
  • Tüm personel, birey ya da grup olarak

Bazen

  • Tedarikçiler
  • Kuruluşa imza verenler
  • Mal sahibinin üyeleri
  • Danışmanlar

Ayrıca kurumdaki vizyon, misyon, ürün(ler), hizmet(ler), rakip(ler), bazı beceriler, pazar(lar), faaliyette olunan ülke(ler), bölge(ler) gibi unsurlar da sistemin üyesi olabilir. Sisteme nelerin ait olduğu hakkında “Sağlıklı akışı bozacak hangi olaylar yaşandı?” sorusunun cevabı da önemlidir.

Ne tür konular çalışılabilir?

Departmanlar arası ilişkiler, ortaklar, müşteriler, ürün – marka vb konuların dinamiklerine bakılabileceği gibi olası kararların dinamikleri de algılanabilir.

Şirketlere danışmanlık hizmeti sunan kişilerin şirket dinamiklerini çok hızlı bir şekilde algılamalarında ve durumun teşhis edilmesinde destek olabilir.

Kurumlardaki karar vericilerin ihtiyaç duydukları, zaten bildikleri ama bildiklerinin farkında olmadıkları bilgilere erişmelerine destek olur.

Organizasyon Konstelasyonları nasıl bir katkı sunabilir?

Olası bir değişim için alternatif analizinde, farklı olasılıkların değerlendirilmesinde, problemlerin teşhis edilmesinde ve danışanın bulunan çözümleri uygulaması için daha iyi stratejiler keşfetmesine destek olabilir.

Çalışma, danışanın içinde bulunduğu sistemdeki gözle görülmeyen dinamiklerin ve bağlantıların görünür olmasına, zaten herkesin bildiği ama farkında olmadığı bilgilerin açığa çıkmasına yardımcı olur. Böylece, daha fazla veriye sahip olan danışan daha sağlıklı karar verebilir. Sistem, temel prensiplere göre yeniden rahatlar, enerji yeniden akar ve insanlar yeniden görevlerini yeri getirme gücünü bulabilir.

Nasıl Çalışır?

Bir organizasyon konstelasyonu, danışanın işi hakkındaki sorusu ya da konusu ile başlar. Çalışanlar, departmanlar, birimler, ürünler, hedefler vb gibi kavramlar kişiler ya da nesneler tarafından temsil edilir. Böylece, danışanın iş sisteminin dinamiğine erişilebilir.

Sistemik Düşünce ya da Sistemik Çalışma’ya dayanır. Şirketin finansal ya da idari herhangi bir raporuna ihtiyaç duyulmaz.  Basit ve pratiktir.

Bazı Kilit Cümleler
  • Bütün, onu oluşturan parçaların toplamından daha fazladır.
  • Bir şirketin (organizasyonun) kollektif bir bilinci vardır.
  • Sistem içinde, herkes birbiri ile bağlantıdadır.
  • Sistemlerde her zaman aynı anda ve karşılıklı etkileşimler bulunur.
  • Bir suçlu bulmak, bizi bir yere taşımaz (semptom).
  • Analitik tanımlar yerine sistemik görüntüler, çözümü netleştirir.
  • İnsan sistemleri, bilinç dışında çalışan güçlü yasalara göre işler.
  • Başarılı şirket birleşmeleri için denge esastır.

Yararlanılan kaynaklar: www.talentmanager.pt , www.konstelasyon.com